Bunu burada da paylaşmış olabilirim, emin değilim:

Efsane bir şey buldum! Toplanın!


Kuzey Afrika müziğinin ‘Messi’si ya da Mehmet Fatih Kutan’ın deyimiyle “Cezayir Milli Marşı gibi kadın” Souad Massi’nin yıllar önce sesinden Afrika geçen Senegalli şarkıcı İsmael Lo’yla yaptığı düet için lütfen sıraya girelim. Efsane! Videoda da Afrika’nın acılarının yansıması eski fotoğraflar kullanılmış. Lütfen sağdan sağdan, kuyruğu bozmadan ilerleyerek dinleyelim: Noir & Blanc!

  Souad Massi ve Ismael Lo işgal edildikleri bir dille, 1954 - 192 arasında cereyan eden Cezayir Bağımsızlık Savaşından fotoğraflar arka fonda.

  Ve tarihe not, yıkılması yakındır çünkü çok sallanıyor, Cezayir’i hâlâ tekerlekli sandalyesiyle hasta bir diktatör yönetiyor. Düştü ama geri döndü, bir daha düşecek. (Abdülaziz Buteflika)

   
Mutlu gece.

kuyuvesarkac

kuyuvesarkac:

Ta…..tajabone de nuy tajabone
Ta…..tajabone de nuy tajabone
Abdu u iambaar gniari malaykala
Ch’awé étchiko daan si séroo
Muomu muhnilda degëm du lingaan
Muomu muhnila degëm woor nga-am
Ch’awé etchiko daanu si seroo
Muomu muhnida degem du lingaam
Muomu muhnida degem woor nga-am
Tajabone de nuy tajabone
Tajabone de nuy tajabone
Wou leij Wou leij
Wou leij Wou leij
Abdu jambaar gniari malaykala
chico woley juge daanu si sero
Muhnila degem du linga’n
Muhnila degem woor nga-am

Türkçesi’ni de buldum:

tajabone’a gidiyoruz, tajabone’a
abdou jambar bir melektir 
göklerden inip ruhuna dolacak
sana soracak “dua ettin mi?”
sana soracak “oruç tuttun mu?”
ruhuna dolacak

Ama bu kadarcık.

Tajabone; Senegalli bir arkadaşın anlattığına göre Ramazan bayramında çocukların kapı kapı dolaşarak ve Afrika usulüyle dans ederek şeker topladıkları bir tür şenlikmiş.

  Şehadeti Umudumuz; ağabeyimiz, büyüğümüz  El-Hajj Malik El-Shabazz ( الحاجّ مالك الشباز‎ ) ya da bilinen adıyla Malcolm X'in Malcolm Little olduğu her türlü günahla içli dışlı, bataklığa batmış günlerden bir fotoğraf.Kaynak: Malcolm X / Manning Marable / İthaki Yayınları / 2014

  Şehadeti Umudumuz; ağabeyimiz, büyüğümüz  El-Hajj Malik El-Shabazz ( الحاجّ مالك الشباز‎ ) ya da bilinen adıyla Malcolm X'in Malcolm Little olduğu her türlü günahla içli dışlı, bataklığa batmış günlerden bir fotoğraf.

Kaynak: Malcolm X / Manning Marable / İthaki Yayınları / 2014

  -Geleneksel olarak her bayram ikinci gün yaylaya gideriz biz. Çayır çimen, ağaç oksijen ve piknik.

  -Elveren yaylası, Ankara’nın en yüksek olduğu silsilede ve köye 5 km mesafede.

  -Birkaç fotoğraf çekip paylaşayım dedim. Sınırı 12 yapsak her şey daha güzel olabilir gibi geliyor bana.

  - Temmuz Ağustos’a köprü olacakken etrafın hala yeşil olması güzel. Sonbahar’daki yeşillik yani ikinci bahar Kurban bayramına denk gelecek.

  -Dağ çilekleri vardı. Bol bol yedim ama eğil kalk, yerden toplamak çok zahmetli iş. Çilek budur. Böğürtlen’ler ise daha yeni yeni kararıyor.

  -Kuzenimin kızı Erva saçını “pigtails” yapmış. Bu saçın Türkçe’si ne ki? Küçük çocuklara pek yakışıyor.

  -Öbür kuzenimin çocuğu Ali Taha da yayla bebesi oldu çıktı. Yaylada uyumak ayrı bir tatlı bilirim. Maşallah demeden geçmiyoruz.

  -Secdeye bir paptyayla gitmişken güneş gözlüğümü her seferinde düşürdüm. Yaylada namaz da ayrı bir tatlı. Her sene yengemin hırkasını seccade yapıyorum kendime. Cep seccadesi alıp çantama atacağım bu kez, söz.

  -Gezerken kozalak topladım. Bu kopardığım yeşiller martta olgun olacaklarmış. Babamın Orman Mühendis’i olmasından bilirim bunları.

  -Közde demlenen çay diye bir şey var. Tam akşama bir saat kala başlanır ve hava kararınca ateş söndürme merasimiyle biter.

  -Bu bayram da böyle geçti. Köye belediye büyükşehir belediyesi sınırları içine girince kilit parke taş döşemiş, dik duran bir köşe taşına arabanın tekerleğini deldirdim. Hem de 20 metre gitmeden. Ana-babaya çok sinirlenmeyin. ( Kitap Önerisi: Ana Baba Hakları - M.Zahit Kotku Seha Neşriyat/1985 ) Sinirlenince 20 metre bile gidemeden öylece kalırsınız. Tecrübeyle sabittir haberiniz olsun. Yedek lastik küçük oluyormuş bunu da öğrendim. Sonra 80 km.’den daha hızlı gidememeye başlıyorsunuz. 

- Ve; Sabah-ı şerifleriniz hayrolsun efendim. ^^

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Çocuk ve Allah” kitabının kapağı bu olsaydı güzel olmaz mıydı?
***
Cemal Süreya “Göçebe” şiirinde şöyle bahseder Dağlarca’nın kitabından:

"…yabana mı atıyorum yani seni yabana mı atıyorum saat altı buçukları çocuk ve allah’ın en eski baskısını değil, değil bunların biri gözlerimin gemileri kuş istiyor açılıp kapandıkça sevdam kapanıp açılıyor bir mavi şahmaran süt istiyor kefeninde üç aylık ölmüş çocukların kerem ile arzu geliyor aslı ile kamber ay kana kana batıyor.…”

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Çocuk ve Allah” kitabının kapağı bu olsaydı güzel olmaz mıydı?

***

Cemal Süreya “Göçebe” şiirinde şöyle bahseder Dağlarca’nın kitabından:

"…
yabana mı atıyorum yani seni 
yabana mı atıyorum saat altı buçukları 
çocuk ve allah’ın en eski baskısını 
değil, değil bunların biri 
gözlerimin gemileri kuş istiyor 
açılıp kapandıkça sevdam 
kapanıp açılıyor bir mavi 
şahmaran süt istiyor kefeninde 
üç aylık ölmüş çocukların 
kerem ile arzu geliyor aslı ile kamber 
ay kana kana batıyor.
…”